Photoshopar-Photoshop Dersleri
Merhaba-Sitemizde Güzel Vakit Geçirmeniz Dileğiyle...

Lütfen Giriş Yapınız,Yada Üye Olunuz!
Umarız Forumumuzda İyi vakit geçirirsiniz...
Photoshopar-Photoshop Dersleri


 
AnasayfaSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş|

Ergenekon Destanı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek
YazarMesaj
Kullanıcı ismi
The Maniac
Admin
Admin
12
avatar
34
Profil bilgileri
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 515
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 09/11/09
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 1
<b>Yaş</b> Yaş : 27
<b>Nerden</b> Nerden : Ankara
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 22/04/91
İletişim
http://photoshopar.yetkinforum.net
MesajKonu: Ergenekon Destanı Salı Ara. 15, 2009 1:23 pm

**
Ergenekon Destanı "Büyük Türk Destanından bir parçadır. Türk
kavimlerinden Göktürkler'i mevzu alır. Göktürkler'in menşeini açıklamak
ister. Ergenekon Destanı'nın özeti şöyledir:

Türk illerinde
Göktürkler'e itaat etmeyen bir yer yoktu. Bunu kıskanan yabancı
kavimler birleşerek Göktürkler'in üzerine yürüdüler. Maksatları öç
almaktı. Göktürkler çadırlarını sürülerini bir yere topladılar.
Çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince vuruşma da başladı.
On gün vuruştular. Göktürkler üstün geldi.


Bu yenilgiden sonra yabancı kavimlerin hanları ve beyleri av yerinde toplanıp konuştular.

"Göktürkler'e hile yapmazsak akıbet işimiz yaman olur" dediler.


Tan ağarınca baskına uğramış gibi ağırlıklarını bırakıp kaçtılar.


Göktürkler "Bunların vuruşma güçleri bitti kaçıyorlar" deyip arkalarından yetiştiler.


Düşman
Göktürkler'i görünce birden döndü. Vuruşma sonunda düşman Göktürkler'i
gafil avlayıp yendi. Göktürkler'i öldüre öldüre çadırlarına geldi.
Çadırlarını ve mallarını öylesine yağmaladı ki bir ev kurtulmadı.
Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdi. Küçükleri kul edindi. Her düşman
birini alıp gitti.


Göktürkler'in başında İl Han vardı.
Çocukları çoktu. Fakat bu uğursuz vuruşmada bir tanesi hariç hepsi
öldü. Kayı adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Han'ın Dokuz-Oğuz
adlı bir de yeğeni vardı. Kayı ile Dokuz-Oğuz düşmana tutsak
olmuşlardı. Fakat on gün sonra bir gece ikisi de kadınları ile beraber
atlara atlayıp kaçtılar. Göktürk yurduna geldiler. Burada düşmandan
kaçıp gelen çok deve at öküz ve koyun buldular. "Dört taraftaki illerin
hepsi bize düşman. Gereği odur ki dağların içinde insan yolu düşmez bir
yer izleyip oturalım" dediler. Dağa doğru sürülerini alıp göç ettiler.

Geldikleri
yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine bir
yoldu ki bir deve veya bir at güçlükle yürürdü. Ayağını yanlış bassa
yuvarlanıp parça parça olurdu. Göktürkler'in vardıkları yerde akarsular
kaynaklar türlü bitkiler meyveler ağaçlar ve avlar vardı. Böyle bir
yeri görünce ulu Tanrı'ya şükrettiler. Hayvanlarının kışın etini
yediler; yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülaaae "Ergenekon"
adını koydular.


İki Göktürk prensinin Ergenekon'da çocukları
çoğaldı. Kayı Han'ın çok çocuğu oldu. Dokuz-Oğuz Han'ın daha az oldu.
Çok yıllar bu iki Hanın çocukları Ergenekon'da kaldılar. Pek çoğaldılar.


Dört
yüzyıl sonra kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldı ki Ergenekon'a
sığışamaz oldular. Buna bir çare bulmak için kurultay topladılar.
Dediler ki "Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler
güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş.
Dağların arasından yol izleyip bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım.
Ergenekon dışında her kim bize dost olursa onunla görüşelim. Düşmanla
vuruşalım".


Kurultay bu kararı alınca Göktürkler Ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar bulamadılar.


O
zaman bir demirci dedi ki "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat
madene benzer. Şunun demirini eritsek belki dağ bize geçit verirdi".
Göktürkler varıp demircinin gösterdiği dağ parçasını gördüler.
Demircinin tedbirini de beğendiler. Dağın geniş yerine bir kat odun bir
kat kömür dizdiler. Dağın üstünü altını yanını yönünü böylece odun ve
kömürle doldurduktan sonra yetmiş deriden büyük körükler yapıp yetmiş
yere koydular. Odun-kömürü ateşleyip körüklemeye başladılar


Tanrı'nın
gücü ve inayeti ile ateş kızdıktan sonra demir dağ eridi akıverdi. Bir
yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O kutsal yılın kutsal ayının kutsal
gününün kutsal saatini bekleyip bu yoldan Ergenekon'dan çıkmaya
başladılar. Bu kutsal gün ondan sonra Göktürkler'de bayram oldu. Her
yıl o gün gelince büyük tören yapılır; bir parça demir alınıp ateşte
kızdırılır. Bu demiri Önce Göktürk Ham kıskaçla tutup örse koyar
çekiçle döver.

Ondan sonra Türk beyleri de böyle yapıp bu günü kutlarlar.


Ergenekon'dan
çıkınca Göktürkler'in ulu hakanı Kayı Han soyundan Börteçine bütün
illere elçiler gönderdi; Göktürkler'in Ergenekon'dan çıktıklarını
bildirdi. Tâ ki eskisi gibi bütün iller Göktürkler'in buyruğu altına
girer.
**
Kullanıcı ismi
Ece
12
avatar
34
Profil bilgileri
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 301
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 14/12/09
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 50
<b>Nerden</b> Nerden : evden
İletişim
MesajKonu: Geri: Ergenekon Destanı Salı Ara. 15, 2009 2:56 pm

**
paylaşım için teşekkürler
**
Kullanıcı ismi
The Maniac
Admin
Admin
12
avatar
34
Profil bilgileri
<b>Mesaj Sayısı</b> Mesaj Sayısı : 515
<b>Kayıt Tarihi</b> Kayıt Tarihi : 09/11/09
<b>Rep Puanı</b> Rep Puanı : 1
<b>Yaş</b> Yaş : 27
<b>Nerden</b> Nerden : Ankara
<b>Doğum Tarihi</b> Doğum Tarihi : 22/04/91
İletişim
http://photoshopar.yetkinforum.net
MesajKonu: Geri: Ergenekon Destanı Salı Ara. 15, 2009 3:29 pm

**
Önemli Değil...
**

Ergenekon Destanı

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön
1 sayfadaki 1 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Photoshopar-Photoshop Dersleri :: Forum Hakkında :: Çöp Kutusu-